Murat Demiroğlu...


Murat Demiroğlu. Bilmeyen yoktur ama anımsatmak gerekirse PricewaterhouseCoopers Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Direktörü. Yüksek Lisans tezimin fikir babalarından... Tezim bitti Murat Bey... Nurlar içinde yatın.

Hayalimdeki Yönetici


Meslekteki büyüklerim "Senin içine X kuşağı kaçmış" diyorlar ama zaman hiçbir şekilde yalan söylemediği için ben bir Y Kuşağı olmaktan gurur duyuyorum... Bu gururla; son birkaç aydır da Y Kuşağı bir çalışan olarak Y Kuşağı çalışanlarının

PERYÖN Pro-fesyoneli GÖKAN ÇAKIR


PERYÖN Pro-fesyoneliekibi ile röportajlar devam ediyor... Buyrun :) Gökan bildiğim kadarı ile en yeni PERYÖN’lü. Kimdir peki Gökan? 21 Temmuz 1989 İstanbul doğumlu hayat dolu bir insanım. Bazen mutlu bazen hüzünlü bazen sinirli bazen çok durgun bazen

PERYÖN Pro-fesyoneli EDA DAĞDELEN


PERYÖN Pro-fesyonel röportajlarına PERYÖN Bilgi Yönetimi Yönetmeni Eda Gülbahar Dağdelen ile başlıyoruz. Eda merhaba öncelikle teklifimi kabul ettiğiniz için senin nezdinde tüm ekibe çok teşekkür ederim. Bahar ben de sana PERYÖN Pro-fesyonel Ekibiyle

Bahar’dan

Yeni Yepyeni

Tarih : by Bahar Beyaznar Tarafından Yayınlanmıştır Bahar'dan | Yorum Yaz  

Tam 1,5 yıl önce bu sitede insan kaynakları ile ilgili yazılarımı paylaşmaya başladım. Bazen yaşadıklarımı, bazen hissettiklerimi, bazen gezip gördüklerimi, dinlediklerimi zaman zaman ise okuduklarımı dilim döndüğünce anlattım.

Sosyal medya bu kadar hayatımızın içine girmiş, blogların her geçen gün hızlı şekilde sayıları artarken bende hem çağa ayak uyduracak hem de beni yansıtacak şekilde temamı değiştirmeye karar verdim. Sevgili Aydan Çağ’ın desteği ile Mazlum Dinler ile tanışma fırsatı buldum.

Mazlum beni sabırla dinledi, seçenekler sundu, fikirler verdi ve blogum işte bu nihai halini aldı. İleride elbette farklı geliştirmeler yapacağım… Elbette tek yenilik sitenin temasını değiştirmek değildi. Blogun bir de facebook sayfası olmalıydı :) Sayfama facebook üzerinden “Bahar Beyaznar İnsan Kaynakları” adıyla arayabilir ya da https://www.facebook.com/pages/Bahar-Beyaznar-%C4%B0nsan-Kaynaklar%C4%B1/1404095003163578 linkinden ulaşabilirsiniz.

Siteyi geliştirilirken her zaman fikirleri ile destek olan ve İşveren Markası Uzmanlığını esirgemeyen sevgili Aydan Çağ’a, okuyucu gözüyle düşüncelerini paylaşan Hayati Arpacı’ya, logomu gördüğünde “Bahar Abla sen telefonda birine soyadını söylerken “Nar meyvesinin beyazı” demeni anımsattı logon, çok beğendim” diyerek gülümsememe neden olan sevgili Özge Yıldırım’a, “Orası şöyle olsun, burada da bu olsun” diyerek her türlü desteğiyle yanımda olan, uzun yıllar sonra belki de kendi markasının Satış Direktörü olacak olan Emir Bozkırlı’ya çok teşekkür ederim.

Share Button

Aydan Çağ

Tarih : by Bahar Beyaznar Tarafından Yayınlanmıştır Bahar'dan | Yorum Yaz  

Bugüne kadar bu blogta şahıslarla ilgili ender yazılar paylaştım. Ancak durum bugün biraz farklı.

Kendisiyle tanışma fırsatım sosyal medya üzerinden oldu. Soyadını duyduğum an Adana ile bir bağı olduğunu anladım. Fotoğraflarına baktığımda ise samimi ve sıcacık birini gördüm…

Üzerinden aylar geçti…

Bir akşam, günü bitirmeye yakın saatlerde kendisinin yardımına ihtiyacım oldu. Konu benim için biraz ciddi ve hassastı. O kadar sıcak ve o kadar kendime benzeyen yanıtlar aldım ki, açıkçası o ana kadar neden hiç iletişim kurmamışım diye düşündüm.

Sonrasında yaklaşık 1-1,5 saat süren yüzyüze bir görüşmemiz oldu. Biriyle sosyal medyadan ne kadar tanışmış olursam olayım, ben yüzyüze görüşme taraftarı olan kişilerden oldum hep. Bu nedenle, görüşmeye gitmeden önce açıkçası biraz çekincelerim ve soru işaretlerim de oldu görüşmeye dair. Ancak o, sohbetimiz esnasında benim kafamda var olan soru işaretlerini nazikçe aldı, oturduğumuz masanın üzerine bıraktı. Sohbet esnasında kendisine dair verdiği minik ama benim için önemli bilgilerden biri Adanalı olmasıydı:)

Bazı insanlara bir anda kanınız kaynar ve o güne kadar kaybettiğiniz günlerin acısını çıkarmak istediğiniz olur nadir zamanlarda. Hatta bunu hissettiğiniz zaman “samimiyetsizlik”le bile suçlandığınız olur. Bunu ancak hisseden anlayabilir zaten. İşte ben kendisinde tam olarak bunu hissettim.

Özellikle iş hayatı ile ilgili benzerliklerimiz, Y Kuşağı olarak hayata bakış açımız… Herkesin “Biz bu Y Kuşağını anlamıyoruz” cümlelerine inat, biz çentik attık o gün o masada hayata… Neler konuştuk neler…

Aslına bakarsanız bir insanın karakterini az çok anlayabilmek için mutlaka karşılıklı geçip saatler hatta günler süren sohbetlere gerek yok. Kısacık anlarda da anlaşılır bir insanının “samimiyeti” ve “iyi niyeti”!

O kişi ise Aydan Çağ

Share Button

Bu bir doğum günü yazısıdır!

Tarih : by Bahar Beyaznar Tarafından Yayınlanmıştır Bahar'dan | Yorum Yaz  

İK’cıyım ben! İK’cı olmaya karar verdiğim gün yeniden doğdum ben. 24’ümdeydim… Hayallerim vardı, gerçekleştirmek istediğim ideallerim ve kazanmayı planladığım yetkinliklerim.

“İK’cı olacağım” dediğim gün yeniden doğdum ben!

Kimilerine göre “Y kuşağı İK’cı”, bazılarına göre “Tuttuğunu koparan kız”, bazılarına göre ise “İşkolik”. Başkalarının söylediği hiçbir tanımın, hiçbir kavramın önemi yoktu aslında O’nunkiler dışında!

Çünkü bana İK’yı öğreten “O”ydu! Sanki bir tek O benim yaptığım işle ilgili bir şeyler söyleyebilirdi, sanki bir tek o eleştirebilir ve sanki bir tek o yüceltebilirdi. Ben O’ndan öğrendim İK’yı. Tüm kariyerimi oluşturacak ilk temelleri attı O! Beni önce mesleğe sonra kendine hayran bıraktı!

Hep arkamdan izledi beni. Dalgalarla dolu okyanuslara atarken bile elime bir halat verdi, tehlike anında halatı çekip çıkarsın beni diye… Karanlık bir yola saptığımda arkamdan hep yönümü fısıldadı kulağıma…

Ve bir gün tamamen bıraktı beni. O günden bu yana içimde kopan fırtınalar “İK’cıyım” dedirtiyor bana.

Kendimle gurur duymayı, herkesten önce kendime güvenmeyi öğretti O bana.

İK’cıyım ben! İK’cı olmaya karar verdiğim gün yeniden doğdum ben. 24’ümdeydim…

Şimdi ise o benim mesleki kararlarımı verdiğim yaşa inat 42 oldu!

Benim için O; Funda İnkaya… İyi ki varsınız! İyi ki doğmuşsunuz!

Herkesin mesleki tercihlerinde bir O’su olması dileğiyle…

Share Button

O’f the’ Clock

Tarih : by Bahar Beyaznar Tarafından Yayınlanmıştır Bahar'dan | Yorum Yaz  

Bahçeşehir Üniversitesi İnsan Kaynakları Yüksek Lisans eğitimim sırasında Mehmet Ünal hocamın biz öğrencilere anlattığı minicik bir hikaye…

“Sanayi devriminden önce saatlerin ayarları ile oynanıp, yavaş çalıştırılıyormuş. Bunun nedeni işçilerin daha fazla süre çalışmasını sağlamakmış. Ve saati soran işçilere örneğin ‘Three o’clock’ demek yerine ‘Three of the clock’ denirmiş. Sanayi devrimiyle birlikte insan gücünün yerini bir nebzede olsa makine gücü almış ve bununla birlikte “f the” kısmına da gerek kalmamıştır.”

Her farklı konuda anlattığı minicik hikayelerle konuyu hafızalarımıza işleyen hocamız insan kaynağının önemini bu kısa ama anlamlı hikayeyle zihinlerimizde pekiştirdi…

Mehmet Ünal hocama saygıyla…

 

Share Button

Merhaba

Tarih : by Bahar Beyaznar Tarafından Yayınlanmıştır Bahar'dan | Yorum Yaz  

Merhaba,

Öncelikle hoş geldiniz…

Mesleğe yeni başlayan, kimilerinin şikayetçi olduğu, kimilerinin ise baş tacı ettiği “Y Kuşağı”nın tam kalbinde doğan bir İnsan Kaynakları çalışanıyım. Yıllardır hayalini kurduğum mesleği yaptığım ve bu süreçte yardımlarını hep hissettiğim Sayın Dr. D. Zafer İnkaya’ya, İnsan Kaynakları alanında rol modelim olan Sayın E. Funda İnkaya Horoz’a, üniversite yıllarımdan bu yana her zaman mesleki tercihimi değiştirmemdeki olumlu düşünceleriyle yanımda olan arkadaşlarıma ve tabi ki hayatta olma sebebim, her an yanımda olan ve beni ben yapan annem ve babama minnet borçluyum…

Bundan böyle İnsan Kaynakları ile ilgili yaşadıklarımı ve hayallerimi sizlerle paylaşacağım.

Günün birinde bir yerlerde karşılaşmak dileğiyle…

Tekrar hoş geldiniz.

 

Share Button